Bebeğiniz için alışveriş koşullarında ilk tercihiniz hangisidir?
Hediyeli ürün kampanyalarıTeşhir ürünü kampanyası“Çok al ucuza al” kampanyası“Birlikte al ucuza al” kampanyasıBelli miktar alışverişe verilen ek indirimMarkalı ürünlerde fiyat indirimi
Anket Sonucu
Facebook
Mixx
Delicious
Stumble Upon
Twitter
FriendFeed
Google
Digg
Yahoo
Reddit
MySpace
Özgüven bir kişinin hayatta sahip olması gereken en önemli unsurların başında geliyor. Her anne - baba çocuğunun öz güven sahibi olmasını istiyor. Peki bunun için ne yapmalı? Yanıtını bu yazıda ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık Gelişim ve Eğitim Merkezi Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer yanıtlıyor.
Özgüven nedir?
Özsaygı; kendini sevme; kendiyle barışık olma; psikolojik olgunluk, yani duygusal farkındalık/içgörü sahibi olma; basit ve yalın olabilme; kendini doğal olarak iyi ve yeterli hissetme, böylece hayatın zorlukları karşısında yıkılmak yerine sağlıklı çözümler üretebilme ;kendini güçlü ve güçsüz yanlarıyla kabul edebilme, eleştirilere açık olabilme; insanın yalnızlıkla kolaylıkla başa çıkabilmesi, tek başınayken de rahat ve huzurlu olabilmesi; düşünce ve duygularından rahatlıkla ve utanç duymadan söz edebilme; sağlıklı karar verebilme; karar ve düşüncelerine inandığı için bunları karşısındakine sağlıklı iletişim yollarıyla aktarabilme şeklinde açıklanabilir.
Özgüven ne değildir?
Özgüven sonsuz bir özgürlük duygusu değildir; kişinin "kendimi seviyorum" diye sınırlarını bilmeden hep kendi ihtiyaçlarını düşünerek hareket etmesi değildir. Kişinin bazı geliştirdiği sosyal beceriler sayesinde sosyal ortamlarda şişmiş bir ego ile çok rahatmış gibi davranması ama aslında derinlere bakıldığında sürekli bir iç huzursuzluğu yaşaması değildir. Kendi aksini suda gören Narsisa'nın kendine aşık olmaktan başka seçeneği yoktu. Belki de ancak böyle kapatabilirdi ruhunda açılmış olan yaraları...
Peki nasıl oluşuyor bu ruhsal yaralanma?
Şu şekilde sınıflandırabiliriz.
Ebeveynlerin çocuk yetiştirirken düştüğü hatalar nelerdir?
Bunu ebeveynlik mitleri diye de düşünebiliriz. İşte bazıları:"Çok sarılıp öpersek çocuk şımarır" Başka ihtiyaçları göz ardı edilip suçluluk duygusuyla sürekli öpülen çocuklarda olumsuz davranışlar görülebilir."Çok ilgi çocuğu doyumsuz yapar" Tam tersine az ilgi çocuğu doyumsuz yapar, çünkü çocuk az ilgiyle doymaz ve olumsuz da olsa ilgi alabilmek için davranış problemlerine başvurur. Çünkü çocuk öyle veya böyle görülmek ister. "Gerçek hayat çok acımasız. Çocuk da hayatın nasıl olduğunu şimdiden öğrensin" diyerek sınırlarının üzerinde sorumluluklar yüklenen çocukta başarısızlık ve yetersizlik duyguları gelişir."Çocuğu övmek onu şımartır" Elbette ki gereksiz, yersiz veya haddinden fazla övgü çocuğun anne babaya olan güvenini sarsar. Çocuk dürüst olmayan bir övgüyü hemen anlar ve hak etmediğini bilir."Dünya tehlikelerle dolu, çocuğu sürekli korumak gerek" tutumunun aşırıya kaçması durumu Elbette ki çocuğumuzu korumak zorundayız. Ancak aşırı korumacı yaklaşımlar çocuğu geliştirmez, bağımsızlık ve bireyselliğini desteklemez.
Ebeveynler Neler Yapmalılar?
Altın kurallar:* Çocuğu dinlemeli, duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu ona hissettirmeli.
* Çocuğu koşulsuz sevmeli, biricik ve özel olduğunu hissettirebilmeli.
* Yaşına göre sorumluluk vermeli ve çocuğa güvenebilmeli, ona güvendiğini gösterebilmeli. Anne baba ona güvenmeli ki o da kendisine güvensin. Ayrıca çocuğun limitlerini bilmek ve beklentileri kapasiteye göre ayarlayabilmek de çok önemli.
* Aşırı korumacı yaklaşmak yerine çocuk büyüdükçe yaşına göre bağımsızlığını desteklemeli. Bir yaş civarında arkasında durarak düşüp tekrar kalkma tecrübesini yaşamasına, ergen olduğunda arkadaşlarıyla sinemaya gitmesine izin verebilmeli...
* Ebeveynlerin kendilerinin de özgüven sahibi birer yetişkin olarak çocuklarına model olmaları gerekir. Hatalar karşısında "sadece bir hayat tecrübesiydi" diyebilmek yerine kendisini çocuğunun önünde acımasızca eleştiren ebeveyn olumsuz bir örnek teşkil eder. İyimser bakış açılarına sahip aile ortamlarında yetişmek çocuğun özgüveninin gelişmesinde etkilidir.
* Sağlıklı iletişimlerin yaşandığı güven temelli ev ortamları yaratabilmeli.
* Çocukların yaşı büyüdükçe okul ve arkadaş çevresi özgüveni üzerinde zaman zaman olumsuz etkiler oluşturmaya başlayabilir. Anne babaların aşırı korumacı yaklaşmadan, bu gibi yaşantılara duyarlı olması ve çocuğun kendisiyle ilgili pozitif inançlarını tazelemesine yardımcı olması gerekir.
* Anne babalar çocuklarını onların birer uzantıları olarak görmek yerine onun gelişip bireyselleşmesini ve kendilerinden farklı bir birey olmasını saygıyla ve büyük bir merakla izlemek durumunda olduklarını hep hatırlamalılar.
ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık Gelişim ve Eğitim Merkezi
(212) 2239107
www.elelecocukaile.com