Ödül - Ceza ve İletişim ( 2 )
ELELE Çocuk Genç ve Yetişkin Psikolojik Danışma Merkezi Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Gencer yazı dizisine devam ediyor. Ceza kavramından sonar bu hafta da ödül kavramını farklı bir bakş açısı ile sizlerle paylaşıyor.
ELELE Çocuk Genç ve Yetişkin Psikolojik Danışma Merkezi Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Gencer yazı dizisine devam ediyor. Ceza kavramından sonar bu hafta da ödül kavramını farklı bir bakş açısı ile sizlerle paylaşıyor.Ödül mü? Rüşvet mi? Övgü mü?
“Eğer cici olursan sana kurabiye vereceğim” (Rüşvet)
“Eğer odanı temizlersen sana bir cd alacağım” (Rüşvet)
“Eğer karnende notlarının hepsi 5 olursa 100 lira vereceğim” (Rüşvet)
Peki şu söylemlere bakalım:
“Yemeğini yersen oyun oynayabilirsin”---- oyun oynamak çocuğun zaten en doğal hakkı-yemekle ne ilgisi var??
“Harikasın çişini yaptın, alkış!!”, “Süpersin yemeğini bitirdin”---- yemek yemek ve tuvalete gitmek çocuğun en doğal ihtiyacı niye süper olsun ki?
“En zeki benim oğlum, küplerden kule yaptı”---bütün çocukların zamanı geldiğinde yapabileceği birşey zaten....
O zaman çocuğumuzu ödüllendirirken de dikkat etmemiz gereken noktalar var:
** Rüşvet ve maddi bir ödül çocuğu gerçek hayata hazırlayamaz. Çocuk eğer davranışları karşısında ödül almaya alışırsa bir işi başarmış olma yani içsel yeterlilik duygusunu yaşayamaz. Ödül olmadığında davranışı yerine getirmenin bir anlamı da yoktur çocuk için.
** Maddi ödül yerine övgüyü kullanalım diyoruz fakat övgüyle ilgili de dikkat etmemiz gereken noktalar var. Övgü eğer yapılan davranışla doğru orantılı değilse şüphe yaratabilir. Mesela kule yaptığı için en zeki olan çocuk gibi... Övgünün samimi olmadığını çocuk hemen anlar ve bundan rahatsızlık duyar.
** Hep “çok iyisin” övgüsünü alan çocuk kendisini hep iyi olmak zorunda hissedebilir; yani endişeye yol açabilir.
** Takdir edilme, onay isteme bağımlılığı oluşturabilir. Kendisi mutlu olduğu için değil de hep başkasını memnun etmeye yönelik bir kişilik geliştirebilir.
** Gereğinden fazla övgü çocuğun gerçek kapasitesini anlayamamasına neden olabilir.
** Bir övgüde bulunurken geçmiş bir başarısızlık hatırlatılmamalıdır. “Sonunda odanı topladın” veya “sonunda bu pazılı becerdin” gibi.
Elbetteki çocuğumuza aferin, bravo, çok iyisin gibi övgülerde bulunacağız fakat bu söylemlerin dozu çok önemli. Ayrıca başka şekillerde de övgüde bulunabiliriz:
Yöntemler
1. Gördüğümüz durumu tanımlayabiliriz - yüz ifademizle överek. Örnepin, “Resmin çok güzel olmuş” yerine “hmm şuraya bir daire çizmişsin, şurdan da bir çizgi geliyor, burda neler neler var böyle...”
2. Durumu bir kaç sözcükle özetleyebiliriz - belki ses tonumuzla överek. Örneğin, “Aferin sana odanı toplamışsın” yerine “yerde hiç oyuncak yok ve kitaplar raflara kaldırılmış, bu odaya girmek bir zevk!”
3. Hissettiğimiz duygulardan sözedebiliriz. Örneğin, “Aferin çok iyi bir öğrencisin” yerine “ödevini tek başına yapmışsın, seninle gurur duyuyorum!”
4. Çocuğumuzun hissedebileceği duyguları ona söyleyebiliriz ki farkına varsın. Örneğin, “Harikasın” yerine “artık fermuarını kendin çekebiliyorsun!” “Masayı toplayınca belki de büyükler gibi hissediyorsun!”
5. Bazen sadece gülümseyerek memnuniyetimizi belirtebiliriz, bazen de sadece omzuna dokunup, sırtını okşayarak....
Formül çok da karmaşık değil, dikkatle bakmak, dikkatle dinlemek, fark etmek ve gördüğünüzü, hissettiğinizi yüksek sesle söylemek...
Sonuç olarak, en başta söylediğimiz noktaya geldik. Amacımız bir çocuğun iç disiplinini, içsel motivasyonunu oluşturmak olmalıdır. “Ben bu davranışı yaparsam ne kazanırım, veya bu davranışı yaparsam karşılığında bir ceza alır mıyım” gibi duygularla değil de doğal bir iç disiplin ile; doğru davranmak kendisini mutlu ve huzurlu yapacağı için doğal bir vicdan duygusuyla hayata devam edebilen, kendini ifade edebilen, kendi hak ve sınırlarının nereye kadar olduğunu bilen,gerektiğinde haklarını savunabilen, başkalarının da haklarına saygı gösterebilen bir birey olabilmesi için.
Günümüzün anne babaları toplumumuzda çoğunlukla nesil olarak gerek aile içinde gerekse okul eğitiminde hem fiziksel hem de sözlü cezanın oldukça yaygın kullanıldığı bir çocukluk döneminden geldiği için doğru çocuk yetiştirme ve ebeveyn tutumları konusunda kafaları karışık olabilir. Bir yanda kendi çocuklukları bir yanda doğru çocuk yetiştirme kitapları arasında kalmış hissedebilirler. Böyle hisseden anne babalara önerim bu konularda daha derinlemesine bir çalışma yapabilmek için çekinmeksizin bir uzmana başvurmaları olacaktır. Ne de olsa her aile kendine özgüdür.
ELELE Çocuk Genç ve Yetişkin Psikolojik Danışma Merkezi
www.elelecocukaile.com
(212) 223 91 07
Kaynaklar: Çocuklarla İletişim, Adele Faber-Elaine Mazlish
Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme, Elizabeth Pantley
Children: The Challenge, Rudolf Dreikurs
Sizde Yorum Yapın!
Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.Üye girişi yapın veya kayıt olun.

Bu kategorideki diğer konular
-
Bebeğinizin GelişimiKilometre taşları Fiziksel gelişimi Sosyal ve duygusal gelişimi Dil ve Konuşma Gelişimi Davranış Bozuklukları Cinsel gelişim Disiplin
-
Oyun ve OyuncaklarOyunun Önemi Oyun ve Aktiviteler
Aramıza Katılın


