Bebek Ekle

Doğum sonrası başarılı emzirme kılavuzu (2)

Bayındır Hastanesi Yenidoğan Sorumlu Doktoru Dr. Namdar Uluşahin son yıllarda emzirme konusunda anne ve anne adaylarında doğan bazı tereddütleri gidermek ve annenin en kolay ve bol şekilde emzirmesine katkıda bulunabilmek amacı ile başarılı emzirmenin yollarını sizlerle paylaşmaya devam ediyor.

Bayındır Hastanesi Yenidoğan Sorumlu Doktoru Dr. Namdar Uluşahin son yıllarda emzirme konusunda anne ve anne adaylarında doğan bazı tereddütleri gidermek ve annenin en kolay ve bol şekilde emzirmesine katkıda bulunabilmek amacı ile başarılı emzirmenin yollarını sizlerle paylaşmaya devam ediyor.

İlk Haftalarda Gözlenebilen Sorunlar
Özellikle ilk çocuğu olan ilk annelerde görülen bu sorunlar ilk haftalarda ortaya çıkar.

Memelerin şişmesi ve rahatsızlık yaratması : Doğumdan sonra süt yapımının başlamasına bağlı olarak memelerde en çok ikinci ve yedinci günler arası şişlik ve gerginlik oluşur. Bu his anneler tarafından bir rahatsızlıkmış gibi algılansa da aslında süt üretiminin bir belirtisidir. Memeye kan ve lenf akımının artmasına bağlıdır. Bu şişlik ve gerginliğin ileride problemlere yol açmaması için bebek sık sık emzirilmelidir.
Hastane doğumlarında anneler çeşitli nedenlerle bebeklerini daha az emzirdiklerinden memeleri yeterli derecede boşalmaz. Sonucunda memede süt birikimi oluşur. Memenin biriken süt ile gerginleşmesi sonucu bebeğin memeyi tutması zorlaşır. Daha çok süt birikimi olur. Memeler iyice sertleşir ve ağrımaya başlar. Ağrı duyusu nedeni ile anneler bebeği daha az emzirme yoluna giderler. Bu durum memeleri daha kötü hale getirir. Bu tür memelerde mastit ve apse gelişme ihtimali oldukça fazladır.
Öncelikle memelerin bu derece şişmesi önlenmelidir. Bunun tek yolu da sık emzirmekten geçer. Bu yüzden emzirmeye doğumdan sonra mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır. Sık sık emzirilerek memelerin ileri derecede şişmesi önlenmelidir.
Tedavide en iyi yol emzirme sıklığının artırılmasıdır. Memelerin aşırı derecede sertleşmesi sonucu bebek memeyi tutamıyorsa veya tutmasına rağmen yeterli şekilde boşalma sağlanamıyorsa memeler elle veya pompa ile sıkılarak boşaltılır. Bu yöntemle memeler yumuşatılabiliyor ise geri kalan işleme bebek devam etmelidir. Sıkılarak veya pompa ile çekilerek bebeğin tutabileceği yumuşaklığa erişebiliyorsa bebek sağılan süt ile beslenmelidir. Bu tür beslenmede biberon kesinlikle kullanılmamalıdır. Sağılan süt fincan veya kaşıkla bebeğe verilmelidir. Sağma işlemine memeler yumuşayıncaya kadar devam edilir. Ayrıca emzirmeden önce ılık, nemli kompres yapılması ve yine ılık bir duş alınması süt akışını kolaylaştırır.
Süt ateşi: Memeleri gerginleşen annelerde gözlenebilir. Biriken sütün anne karnına karışması sonucu ortaya çıkar. Genellikle 24 saat kadar devam eder. Ateş kendiliğinden geçer. 48 saatten uzun sürmesi durumunda enfeksiyon yönünden inceleme gereği doğar.
Meme uçlarında ağrı: Tek nedeni bebeğin meme tutuşunun hatalı olmasıdır. Ağrıdan dolayı anne bebeğini daha az sıklıkla veya daha kısa süreli emzirir. Sonuçta süt yapımı azalır. Memeler sabun ile temizlenmemelidir. Bebeğin memeyi kendiliğinden bırakması beklenmelidir. Tedavide memenin doğru tutulması esastır. Meme usulüne uygun tutulursa ağrı kısa sürede geçer. Memenin dinlendirilmesi yanlış bir uygulamadır. Krem veya başka ilaçların kullanılmasının yararı olmadığı gibi bazen ağrıyı daha da arttırabilir.
Meme uçlarındaki çatlak: En önemli nedeni bebeğin emzirilme tekniğinin yanlış olmasıdır. Öncelikle tutuş tekniği düzeltilmelidir. Bebek emzirilmeye ağrıyan memeden başlanılmalıdır. Memenin mümkün olduğu kadar fazla zaman hava ile teması sağlanmalıdır. Emzirilme sonunda gelen sütün bir kısmı meme üzerinde bırakılmalıdır. Çatlak olan taraftan emzirilme mümkün olmuyorsa sütün sağılması yoluna gidilmelidir. Emzirmeye daha az hassas olan memeden başlanmalıdır. Emzirme sonrası memeler su ile durulanmalı, havalandırılarak kurulanmalıdır. Meme başı kuruduktan sonra elle sıkılarak memeden damlaması sağlanan birkaç damla süt hafifçe meme başına sürülüp kendiliğinden kuruması sağlanmalıdır. Meme ucunda çatlak ve ağrı olmasında bir başka nedende memenin nemli bırakılmasıdır. Bu nedenle emzirme sonrası memenin kuru tutulmasına özen gösterilmelidir. Sızıntıların memeyi ıslatmaması için sık ped değiştirilmeli ve emzirme aralarında hava ile temas sağlanmalıdır. Yüzeysel bir iltihap için antibiyotikli krem kullanılması gerekirse emzirme öncesi meme durulanmalıdır. Bir aydan sonraki meme ucu enfeksiyonlarının en önemli nedeni ise mantar enfeksiyonlarıdır.
Meme ucu kısalığı: Anneler meme ucu kısalığı nedeni ile bebeklerini emziremeyeceklerini düşünür. Aslında emzirme için meme başının uzun olmasına gerek yoktur. Emzirme meme başından yapılmadığı için meme başının uzun olması bir avantaj sağlamaz. Ağız içine sadece meme başı değil areolanın büyük bir kısmı girmesi gerektiğinden emzirme için meme başına fazla ihtiyaç yoktur. Bebeğe meme verilmeden önce meme ucu etrafındaki areola iki parmakla yandan hafifçe tutularak çekildiğinde bebeğin ağzına girecek bir şekil aldığı görülür. Areolanın bebek ağız içerisinde bu şekilde tutularak sokulması başarılı bir emzirme sağlayacaktır.
Meme kanallarının tıkanması: Memede üretilen süt meme başına ince kanallarla taşınır. Bu kanalların tıkanması sonucunda o bölgelerde ağrı ve sertlikle birlikte olan topaklanmalar ortaya çıkar. Tedavi memelerin sık sık boşaltılması ile sağlanır. Bu işlemi bebeğin yapması tercih edilir. Bu nedenle bebeğin sık sık anneyi emmesine izin verilir. Emzirmeye kanalların tıkalı olduğu meme tarafından başlanmalıdır. Yeterli boşalma sağlanamıyorsa elle veya pompa ile boşaltma işlemi sık sık yapılmalıdır. Tıkanmanın olduğu yere yukarıdan meme başına doğru nazikce sıvazlama yapılmalı ve bu işlem sık sık tekrarlanmalıdır. Annenin istirahat etmesi sağlanmalıdır. Ilık duş alınması da işe yarar.
Mastit: Kanalların tıkanması uygulanan yöntemlere rağmen giderilememişse meme dokusunda enfeksiyon gelişebilir, iki haftadan önce nadiren görülür. Mastit oluştuğunda meme dokusunda şişkinlik, hassasiyet ve kızarıklık olur. Ateş görülebilir. Mastit emzirmeye engel oluşturmaz. Mastitli anne emzirmeye devam etmelidir. Mastitli memeden emme bebeğe ilave risk getirmez. Emzirmeye sağlam memeden başlanıp diğer tarafa kendiliğinden süt gelince geçilmelidir. Emzirme mümkün olmuyorsa uygun şekilde sağma işlemi uygulanmalıdır. Bu işlemler yapılmadığı takdirde yani süt memede kaldığı sürece enfeksiyon yaygınlaşır ve süt üretimi azalarak kesilir. Uygun antibiyotik tedavisi gereklidir. Ağrı ve hassasiyeti azaltmak için parasetamol veya ibuprofen verilebilir. Enfekte meme üzerine ıslak sıcak havlu koymak yararlıdır. Bu işlem sık sık tekrarlanır.

Anne sütünün yetip yetmediği nasıl anlaşılır?
Annelerin en büyük korkusu sütlerinin bebeklerine yetmediği düşüncesidir. Bebekler sebepli ve sebepsiz pek çok nedenden ağlarlar. Her ağlamada meme verildiğinde bebeğin çoğu kez sakinleştiği görülür. Bu yüzden bebeğin aç kaldığı fikri anneye yerleşir. Çevreden de bebeğin aç kaldığı söylenince anne hemen ek gıda başlama ihtiyacı duyar. Bunun sonucunda da bebek anneyi daha az emmeye başlar ve süt yapımı azalarak hızla kesilmeye doğru yol alınır. Bebekler tok olduklarında bile güçlü emme reflekslerinden dolayı sürekli emme ihtiyacı duyarlar. Amaç beslenme olmasa bile bu emme ihtiyacı tamamen emme hazzı duymaya yönelik olduğundun her emme isteği bebeğin aç olduğuna işaret etmez. Ancak bu duygu sayesinde bebekler annelerini sık sık emerek anne sütünün çoğalmasına ve devamına katkıda bulunurlar. Bir yandan sütün devamını sağlarken bir yandan da emme zevklerini tatmin ederler. Burada yapılan yanlışlar nedeni ile çoğu zaman gereği olmadığı halde ek gıdalara başlanır. Bebeğin normal gelişimi sırasında hayatın ilk 5 gününde fizyolojik ağırlık kaybının olabileceği bilinmelidir. Bu kayıptan sonra bebekler vücut ağırlıklarını arttırmaya başlarlar. Hayatın 10. günü civarı tekrar doğum ağırlıklarına erişirler. 10. günden sonra ağırlıkları sürekli olarak artma gösterir. Bu özelliklerin bilinmemesi nedeni ile bebeklerin fizyolojik ağırlık kayıpları yanlış yorumlanıp ek gıdalara başlanmaktadır.
İlk değerlendirme 1. ayın sonunda yapılır. Sağlıklı bir büyümede ayda 600 gr. Ve üzerinde bir ağırlık artışı yeterlidir. Bunun dışında hiçbir kriter bebeğin yetersiz beslendiğini göstermez. Ama anne sütü alan bebek ilk ay boyunca, 1. haftadan itibaren, günlük değişiklikler olabileceği de akılda tutularak bezini en az 6 defa idrarı ile 2-3 defa da dışkısı ile ıslatıyorsa telaşa gerek yoktur. Bu nedenle sabırla ilk ayın sonu beklenmelidir.

İştah atakları
Bebeğin ağlayıp bir türlü yatıştırılamadığı bir durumdur. Daha sık ve daha uzun emme isteğine karşı bebek hep aç gibidir. Tipik olarak 8-12 gün, 3-4 hafta ve 3. ayda ve daha sonra ise değişik zamanlarda görülür. Bu ataklar annede bebeğin gereksinimini yeterince sağlayamıyorum duygusu verdiklerinden gerginliğe yol açarlar. Gaz sancısından yukarıda belirtilen zamanlarda olmaları ile ayırt edilirler. Mama verilmesi sorunu artırabilir. 3-5 gün içinde annenin sütünün artacağı ve duruma adapte olacağı bilinmelidir. Beslenme sıklığı arttırılmalıdır.

Emziren Annenin Beslenmesi
Annenin sütü yediği besinlerle yapılır. Anne sütü de bebeğin tüm gereksinimini tam olarak karşıladığından, emziren annenin beslenmesi bebeğin beslenmesi için de gereklidir. Annenin gebeliği sırasında aldığı kiloların önemli bir kısmı da yağ dokusu şeklinde ileride süt yapımı için depolanır. Anne sütünün miktarı ve protein içeriği aldığı besinlerle fazla değişiklik göstermez. Emzirme süresince anne ve bebeğin enerji protein ve kalsiyum gereksinimini karşılamak için günlük diyetini iki su bardağı yoğurt veya süt ile bir yumurta ve bir kibrit kutusu kadar peynir eklenmesi yeterlidir. Süt miktarının değişmemesi için annenin aldığı sıvı miktarını arttırılması gerekir. Günde alınan sıvı miktarı 3 litre kadar olmalıdır. Bunu karşılamak için su, süt, ayran, hoşaf, limonata, şerbet, meyve suyu gibi içeceklerden 14-16 su bardağı alınması yeterli olur. Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller, et, tavuk gibi besinler ve bol meyve, sebze yenmelidir. Bazı bebekler annelerin aldığı bazı gıdalara reaksiyon gösterir. Acı, yağlı gıdalar alındığında bebekte kolik ile karışan ağlama nöbetleri olabilir.
Kolik, genellikle bebeğin düzenli aralıklarla belli bir süre aileyi rahatsız edecek kadar ağlaması olarak tanımlanır. Bu ağlama nöbetleri ve huzursuzluk sıklıkla akşam saatleri ile gece yarısı arasında olsa da gün içinde herhangi bir saatte de görülebilir. Huzursuzluk dönemlerinin süresi 6. haftada 3 saat olarak pik yapar ve 3. ayda giderek 1-2 saat arasına iner. Bebeklerin kolik sancıları genellikle 2-3. haftalarda başlar. Bebekler tatmin edilemez şekilde ağlar, çığlık atar ve ayaklarını karnına doğru çeker. Kolik sancılarının bilinen kesin bir nedeni yoktur.

Göğüs pompaları kategorisindeki ürünleri görmek için tıklayınız.

Siz de Yorum Yapın!

Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye girişi yapın veya kayıt olun.
Bebekler

Bu kategorideki diğer konular

Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...