Kız mı geliyor erkek mi?
Gelen tebrik mailleri için çok teşekkür ederim. Heyecanıma ortak olmanız beni mutlu ediyor. En çok iki çocuklu annelerden tebrik maili aldım.
Gelen tebrik mailleri için çok teşekkür ederim. Heyecanıma ortak olmanız beni mutlu ediyor. En çok iki çocuklu annelerden tebrik maili aldım. Gelen mailler ortak bir paydada toplanıyor: İki çocuklu hayat kolay değil ama değer :) Bakalım biz neler göreceğiz?
Bebek doğunca neler olacak bilmiyorum. Ancak İpek Hanım şu anda çok mutlu. Kardeşine hediyeler almak istiyor. Herkese kardeşi olacağının müjdesini veriyor. Babasını benden kıskanan bir çocuk olduğu için böylesi bir tepki beklemiyordum. Hep böyle devam eder, inşallah. Doğduğu zaman neler olacak heyecanla bekliyorum doğrusu…
İpek’in bu kadar mutlu olmasının aslında bir sebebi var. Geçen yazımda da belirtmiştim. İpek Hanım, erkek kardeş istiyordu. Allah kalbine göre verdi. – Eğer tıbbi bir yanılma söz konusu olmazsa – bir oğlumuz olacak. İpek de evde iki prenses olmayacağı için pek mutlu :) Açıkçası hamile olduğumu öğrendiğim günden beri hep oğlum olacağını hissettim. Bizim de ailede üç nesildir herkes bir kız – bir erkek kardeşten oluşuyordu. Anneannem ve Seha Dayı, annem ve dayım, Hande & Barış… İpek de kız olunca bir çocuğum daha olursa kesin erkek olur diye bir inanışa sahiptim. Tıbbi bir gerekçen yok, elbette. Ama hep böyle olmuş. Dördüncü nesil olarak ben de aynı yoldayım. Böyle giderse bir kız, bir erkek torun sahibi olabilirim :)
Her iki duyguyu da tatmak açısından bir kız – bir erkek evlat sahibi olmak hoş olacak diye düşünüyorum.
Şimdi sıra isim bulmaya geldi. İsim bulmak da gerçekten zor bir iş. İpek ismini hemen bulmuştuk. Bu kez birbirinden farklı seçenekler üzerinde duruyoruz. Her türlü öneriye açığız. “İşte budur” diyeceğimiz bir isim arıyoruz. Siz de fikirlerinizi paylaşırsanız memnun olurum. İsmin insanın karakterine doğrudan etkisi olduğuna inanıyorum. Hem anlam olarak hem de telafuz olarak doğru ismi seçme gayretindeyiz. Tabii, son sözü ablası söyleyecek. Ancak anne ve babası olarak demokratik olarak onu ikna edeceğiz :) Ben de kardeşimin ismini koymuştum. Annem ve babam “Oğuz” ya da “Utku” ismini tercih ediyordu. Fakat ben en baştan kararımı vermiştim. Adı “Barış” olacaktı. Annem, “kardeşinin adı ne olsun?” dediğinde “Barış” diye yanıt vermiştim. Annem de babam da nasıl şaşırdı, anlatamam. Sonunda elbette benim dediğim oldu :) O sebeple; hiç aklımızda olmayan bir ismi şimdi biz de oğlumuza koyabiliriz. Dilerim; İpek de “Barış” gibi güzel bir isim seçer. Ya da biz anne ve babamdan daha ikna edici oluruz :)
Herkese iyi haftalar
Yorumlar
Bu içerik hakkında hiç yorum yapılmamış.Sizde Yorum Yapın!
Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.Üye girişi yapın veya kayıt olun.

Editörün Son Yazıları
Özel çocuklar ve anneleri (21.05 2012)
Geçen hafta Ebebek Çamlıca’da gerçekleştirdiğimiz “Engelli Bir Çocuğu Büyütürken…” seminerini bir türlü yazmaya fırsat bulamadım. Oysa ki ne çok şey öğrendim, o gün. Bebeklerimizin uyumamasının, iştahsız olmasının; çocuklarımızın gideceği okul seçiminin, yaz okulu tercihinin ne kadar önemsiz olduğunu öğrendim. DevamıAnne olmak güzel şey! (11.05 2012)
Çocuklarla her özel gün bir başka kutlanıyor. Doğum günlerini de, anneler gününü de, yeni yılı da anlamlı kılan çocuklar aslında… Kızım ve arkadaşları sayesinde anne olmanın ve anneliğin ne kadar güzel ve özel bir şey olduğunu bugün bir kez daha anladım. DevamıZamane çocuklarından inciler (27.04 2012)
Yeni nesil çocukların ne çok cevheri varmış. Çok güzel anekdotlar geldi. Hoşuma gidenlerden bazılarını sizlerle paylaşıyorum. Tahmin ederim ki sizin de yüzünüzde bir tebessüm oluşacak. Çok yaşasın çocuklarımız, iyi ki varlar! DevamıZamane çocukları çok bilmiş! (16.04 2012)
İpek’in verdiği bir yanıt üzerine aklıma birkaç sene evvel yazdığım bir yazı geldi. “Anne – çocuk diyalogları” adlı bu yazıda zamane çocuklarının anne-babalarını şaşırtan cevaplarını yazmıştım. Bugün o yazıdan alıntılar yapacağım. Sizin de paylaşmak istediğiniz anne-çocuk diyalogları varsa gönderirseniz sevinirim. DevamıBizim Küçük Şampiyonlar (06.04 2012)
Bir bebek iki yaşına gelene dek yaklaşık 28 kilometre emekler, 900 kilometre yürür ve 5.760 kez düşer. Bunu kuş uçuşu uzaklıklara vuracak olursak bebeğin 2 yılda yaptığı yol Ankara ve Bingöl arasındaki mesafeye eşittir. İnanılmaz değil mi? Evlerimizde küçük şampiyonlar varmış da haberimiz yokmuş! DevamıAramıza Katılın


